İçeriğe atla

Sabırlar Köyü — Geyve, Sakarya

946 ağaçlık bir bahçe.

Kılıçkaya yamaçlarında, 2021’den beri organik sertifikalı badem yetiştiriyoruz. Hikayenin başladığı yer burası.

Kuruluş hikayesi

2019 Kasım — Bahçe kurulmadan önce, Sabırlar
— 2019 Kasım: kurulmadan önce, boş tarla ve dinleme.

2019 Kasım’ında Sabırlar’da boş bir tarlaya bakıp dinlemeye geldik. Bir yıl boyunca tek fidan dikmeden yalnızca toprağı gözlemledik — cesaret o gün, bu anızda filizlendi.

Bazı hikâyeler bir fikirle değil, bir yerle başlar.

Bizimki Kılıçkaya’nın yamaçlarında başladı.

2021 yılında, Geyve’de 946 badem ağacını toprakla buluşturduk. O günlerde bunun yıllar sonra Kabia adını taşıyan bir hikâyeye dönüşeceğini bilmiyorduk.

Bildiğimiz tek şey vardı:
Bir bahçe kurmak istiyorduk.

Sonra bahçe bizi değiştirmeye başladı.

Mevsimleri takvimden değil ağaçlardan okumayı öğrendik. İlk tomurcuğu beklemeyi, yağmurun sesine başka türlü kulak vermeyi, gecenin ayazını dert etmeyi, küçücük bir çağlanın dalda kalmasına sevinmeyi…

Bazı yıllar doğa cömertti.
Bazı yıllar ise değildi.

Emek verdiğimiz, aylarca beklediğimiz bir hasadın dört soğuk günün ardından nasıl kaybolabildiğini de gördük. Yeniden başlamanın ne demek olduğunu da.

Ama hiçbirinde bahçeden vazgeçmedik.

Çünkü bir süre sonra anladık ki yetiştirdiğimiz şey yalnızca badem değildi.

Biz de bu bahçeyle birlikte büyüyorduk.

Yıllar geçtikçe 946 ağacın her birinin başka bir huyu olduğunu öğrendik. Biri hızla büyüdü, biri yıllarca nazlandı. Biri ilk çiçeğini erkenden gösterdi, diğeri bekletti.

Ve Kabia tam da burada doğdu.

Bir şirket toplantısında, bir pazarlama planında ya da güzel bir ambalajın üzerinde değil.

Bir bahçenin içinde.

Toprağa basarak, hata yaparak, öğrenerek, bazen kaybederek, yeniden deneyerek…

Bugün Kabia’nın üzerinde bir ürün gördüğünüzde, arkasında kusursuz bir tarım hikâyesi yok.

Daha gerçek bir şey var.

Beş yılın mevsimleri, 946 ağacın izi, Kılıçkaya’nın rüzgârı ve hâlâ her yıl öğrenmeye devam eden küçük bir çiftlik.

Her şey bir badem bahçesiyle başladı.

Gerisi hâlâ yazılıyor.

Kabia Ekolojik'in sahibi Necmettin Sıvacı badem bahçesinde

Kurucu

Necmettin Sıvacı

Kabia Ekolojik'in sahibi. Yukarıdaki hikâyede geçen her “biz”in arkasında o var — tarlayı dinlemeye gelen de, fidanı diken de.

Dönüm
19
Badem ağacı
946
Badem ağaçları 3. yıl, Kılıçkaya yamaçları
— Badem ağaçları 3. yıl, Kılıçkaya yamaçları.
Dalında yeşil kabuklu Marinada bademleri
— Yeşil kabuklu Marinada, dalında olgunlaşıyor.

Bahçeden notlar

2021

01 / 07

2021 TEMMUZ — 946 FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU

946 çukur, 946 söz.

2019’da dinlediğimiz o boş yamaç, iki yaz sonra Temmuz sıcağında tek tek can buldu. Her çukur elle açıldı, her Marinada kökleri incitmeden yerleştirildi, can suyu aynı gün verildi. “Olmaz” denilen yamaç, o gün ilk kez bahçe oldu.

O yaz suyu değil, sabrı konuştuk. Tutmayan fidanı gece suladık, tutanı sessizce izledik. 946 fidan aynı anda büyümedi — kimi erken uyandı, kimi bir mevsim bekledi. Ama hepsi aynı toprağı paylaştı, aynı rüzgarı duydu. Bu dikim bir hasat değil, bir emanetin toprağa bırakılışıydı.

2021 Temmuz — 946 Marinada fidan dikimi

2022

02 / 07

2022 MAYIS — BAHÇE UYANDI

Bir kış sonra, yamaç yeşile durdu.

Temmuz’un çelimsiz fidanları bir kışı atlatıp Mayıs’ta taze sürgün verdi. Önde tek bir Marinada, arkasında sıra sıra genç ağaçlar — hepsi kazıklarında, rüzgarla birlikte salınıyor. Altlarında biçmediğimiz otlar ve ilk kır çiçekleri: örtüyü korumanın, toprağa emaneti hatırlatmanın sessiz ödülü.

O bahar hiçbir fidanın yerini değiştirmedik. Sadece izledik. Hangisinin erken uyandığını, hangisinin rüzgarda yattığını not ettik. Bahçe bize acele etmemeyi öğretiyordu — bir yıl sonra artık boş bir tarla değil, nefes alan bir yamaç vardı Kılıçkaya’da.

2022 Mayıs — Bahçenin genel görünümü, Kılıçkaya

2023

03 / 07

2023 TEMMUZ — AĞAÇ KENDİNİ GÖSTERDİ

İki yaz sonra, dal sürgün verdi.

Temmuz 2023, ikinci yaz. Önde tek bir Marinada artık çelimsiz değil — boy verdi, yan dallar açtı, yaprakları rüzgarla birlikte gölge yapıyor. Altında yine biçmediğimiz otlar, bu kez mavi ve sarı kır çiçekleriyle karışık. Arkada sıra sıra diğer ağaçlar da aynı ritimde, biri erken, biri geç ama hepsi ayakta.

O yaz ilk kez budamayı değil, dallanmayı konuştuk. Hangi dalın güneşi gördüğünü, hangisinin gölgede kaldığını izledik. Toprak artık daha koyu, daha nemli, daha canlı — orman kompostu ve kompost çayının izi. Bahçe bize şunu hatırlattı: ağaç acele etmez, kök zaman ister.

2023 Temmuz — 2. yılda Marinada gelişimi

2024

04 / 07

2024 OCAK — BAHÇE UYKUDA

Kar altında, sabır çalışır.

Ocak 2024, Kılıçkaya bembeyaz. 946 Marinada karın altında usul usul bekliyor — dalları çıplak ama kökleri sıcak. Toprak donmuyor, çünkü yıllardır sürmediğimiz, biçmediğimiz o örtü karı koynunda tutuyor. Tepede sis, yamaçta sadece bizim ayak izlerimiz ve sessizlik.

Dışarıdan bakan “kışın ne işin var bahçede” der. Var. Eğilen kazığı düzeltmek, karın yükünü hafifletmek, sessizce kontrol etmek. Eller üşür ama içimiz sıcaktır. Çünkü biliriz — ağaç uyurken bile kök çalışır. Bahçe en çok kışın öğretir: hiçbir şey yokmuş gibi görünen o bembeyazlıkta, aslında bir sonraki bahar usul usul hazırlanır. Biz de toprak gibi bekleriz, acele etmeden.

2024 Ocak — Kış günü, bahçe uykuda

2025

05 / 07

Erken bahar

2025 MART — DOĞA ERKEN UYANDI

Hava sıcaktı, bahçe sabredemedi.

Mart 2025, hava normalden sıcaktı. Kılıçkaya’da kış erken çekildi, bahçe erken uyandı. Önde tek bir Marinada bembeyaz çiçeklerle kaplı — arkasında sıra sıra diğerleri, hepsi aynı heyecanla. Yamaç bir anda gelin gibi açtı.

O çiçekleri görünce hem sevindik hem içimiz burkuldu. Çünkü biliyorduk — erken uyanan bahçe, ayaza daha açıktır. Yine de o anı sevdik. Bademin çiçeği narindir, bir rüzgar ister, bir arı bekler. Biz de bekledik, sessizce. Doğa acele ettirmişti, biz ona eşlik ettik — endişeyle, umutla, içten içe.

2025 Mart — Erken uyanan bahçe, ilk çiçekler

2025

06 / 07

Don

18 MART 2025 — ÇİÇEKTEN DONA

Dört gün, dört gece — tam çiçekte yakalandık.

18 Mart’ta hava döndü. Dört gün süren soğuk ve kar, tam da ağaçlar çiçekteyken geldi. Bir hafta önce bembeyaz açan dallar, bir sabah kahverengiye döndü — çiçekler kavrulmuş, arılar gelmeden donmuştu. Yerde kar, dalda buz, içimizde sessizlik.

O 4 gün boyunca sobayı değil, bahçeyi düşündük. Yapacak bir şey yoktu — doğa kararını vermişti. Erken uyanmanın bedeli, tam çiçekte yakalanmaktı. O yıl hasat beklemedik, toprağı dinlendirdik. Kayıp gibi görünen o don, bize en içten dersi verdi: emanet bazen beklemeyi, hatta vazgeçmeyi de bilmektir.

2025 18 Mart — 4 gün süren don, çiçekte yakalandı

2026

07 / 07

Yeni sezon

2026 — YENİ SEZON

Notlar hazır, bahçe uyanıyor.

Yeni sezon. Notlarımız hazır: kompost sıraları, çay takvimi, çiçeklenme gözlemleri. Bu yılın hasadı, bu notlarla başlıyor.

Kompost sıraları serili, çay takvimi duvarda, gözlem defteri açık. Yeni sezonun ilk işi toprağa dokunmak değil, not almak — bahçe ne derse onu yapacağız.

2026 — Yeni sezon, Kılıçkaya yamaçları

Emanet

Toprağı emanet gibi görüyoruz.

Biz toprağın sahibi olduğumuza değil, ona bir süreliğine eşlik ettiğimize inanıyoruz.

Bugün üzerinde üretim yaptığımız toprak, bizden önce de vardı; bizden sonra da var olacak. Bu yüzden toprağı yalnızca ürün yetiştirdiğimiz bir kaynak olarak değil, bizden sonraki nesillere bırakacağımız bir emanet olarak görüyoruz.

Kabia’da üretimin ölçüsü yalnızca bu yıl aldığımız ürün miktarı değil. Asıl mesele, bugün üretirken toprağın yarın ne durumda olacağı.

Daha fazla ürün uğruna toprağı yormak, onu dışarıdan sürekli beslemeye bağımlı hâle getirmek ya da canlılığını azaltmak bize göre gerçek bir üretim değildir. Biz hızlı olanı değil, doğru olanı ve kalıcı olanı arıyoruz.

Toprağın içinde görünmeyen ama bütün yaşamı taşıyan bir dünya olduğuna inanıyoruz. Mikroorganizmalar, mantarlar, kökler, böcekler, yabani otlar, su ve organik madde… Hepsi aynı döngünün parçası. Bu nedenle toprağı sterilize edilmesi gereken bir zemin değil, yaşayan bir ekosistem olarak ele alıyoruz.

Her uygulamamızda kendimize aynı soruyu soruyoruz:

“Bunu bugün yaptığımızda, yarının toprağına ne bırakıyoruz?”

Çünkü bizim için her hasat yalnızca topladığımız ürün değildir. Aynı zamanda bir sonraki yılın toprağına bıraktığımız bir nottur.

Kabia’nın amacı toprağı tüketerek üretmek değil; toprakla birlikte üretmek.

Bugünün verimini, yarının bereketinden çalmadan elde edebilmek. Toprağın organik maddesini, canlılığını ve üretme gücünü korumak. Suya, ağaca, canlılara ve mevsimlerin doğal ritmine mümkün olduğunca saygı göstermek.

Belki bu yol daha yavaş. Belki her zaman en yüksek verimi vaat etmiyor. Ama bizce iyi tarımın gerçek ölçüsü, bir tarladan bugün ne kadar aldığınız değil; yarın orada ne bırakabildiğinizdir.

Çünkü toprak bize miras kalmadı.

Biz onu gelecekten ödünç aldık.

Yaklaşım

  1. Önce toprak, sonra ağaç.

  2. Toprağı sürmüyoruz.

  3. Otları biçmiyoruz.

  4. Tüm girdiler doğadan ve kendi bahçemizden: kompost, kompost gübresi, kompost çayı.

  5. Doğayı kontrol etmiyoruz, taklit ediyoruz.

  6. Her paket hasat tarihli — ne zaman, nereden, kimden.

Yöntemlerimiz

İlkeler sahada böyle görünür.

  • Sürülmeden bırakılmış bahçe toprağı

    Sürmüyoruz

    5 yıldır toprağı sürmüyoruz. Pulluk mantar ağını parçalar — biz orman zeminini taklit ediyoruz.

  • Biçilmemiş ot örtüsüyle bahçe

    Biçmiyoruz

    Ot rakibimiz değil; toprağın örtüsü, böceğin evi. Biçmek yerine yatırıyoruz — malç oluyor, nemi tutuyor.

  • Kompost ve kompost çayı

    Dışarıdan gübre almıyoruz. Orman kompostu ve kompost çayıyla toprağı kendi bahçemizden besliyoruz.

  • Doğal killer ile koruma

    İlaç yerine doğal killer — bitkiyi kapatır, zararlıyı uzak tutar. Dozunda, mevsiminde.

Yavaş büyüyen şeylere inanıyoruz.

Bugün her şeyin daha hızlı olması bekleniyor. Biz ise toprağın ve ağacın kendi zamanına biraz daha yakın durmaya çalışıyoruz. Çünkü iyi bir toprağı bir gecede oluşturamazsınız. Güven de böyledir. Biz Kabia’yı da böyle büyütmek istiyoruz. Yavaş. Gerçek. Kalıcı.

Bugün ve gelecek

2019’da toprağı dinleyerek başlayan, 2021’de 946 fidanla bahçeye dönüşen yolculuğumuz devam ediyor. Badem bahçemiz büyüyor, toprağı daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Yeni yöntemler deniyoruz. Ve çevremizde aynı değerlere inanan üreticilerle bağ kuruyoruz. Hayalimiz yalnızca kendi ürünlerimizi satmak değil — üretici ile tüketici arasında yeniden güven kurabilen bir yapı oluşturmak.

Belge

Usulümüz dışarıdan denetleniyor.

Bu belge, bahçemizde kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadığını bağımsız denetçilerce onaylıyor. Lezzeti, emeği, toprağın canlılığını anlatmıyor — onları biz anlatıyoruz.

Belge asgari olanı söyler; biz bir adım ötesini yaparız: sertifikalı olsa bile dışarıdan gübre almayız — girdilerin tamamı kendi bahçemizden çıkıyor.

Sertifika no
TR-OT-012-MS-510/02
Veren kurum
ANADOLU Kontrol ve Sertifikasyon — TÜRKAK akrediteli (TS EN ISO/IEC 17065)
Kapsam
Badem, ceviz, nadas
Geçerlilik
24 Ekim 2025 — 3 Ekim 2026
Yenileme
Ekim 2026 (kapsam güncellenecek)
Sertifika sahibi
Epilantis Kozmetik Estetik Medikal San. Dış Tic. Ltd. Şti.

Sıkça sorulanlar

Organik tarım nedir?

Kimyasal sentetik gübre ve ilaç kullanılmaz; toprağı canlı bir ekosistem olarak değerlendirerek, orman kompostu, kompost çayı ve doğal killerle koruma gibi doğal yöntemlerle üretim yapılır.

Kabia Çiftliği nerede?

Sabırlar Köyü, Kılıçkaya Vadisi, Geyve / Sakarya. 946 Marinada badem ağacımız vardır.

Ürünler nasıl kargoya verilir?

2000₺ üzeri siparişlerde kargo ücretsiz; 2000₺ altında 107,91₺ (HepsiJet, 4 desiye kadar). Hasat tarihli paketle, serin ve kuru yolla gönderilir.

Bademler neden hep aynı büyüklükte değil?

Çünkü organik üretiyoruz. Tek tip kalibre için kimyasal ve standartlama gerekir; bizde ağaç ne verirse o gelir. Küçük ya da içi boş taneler olabilir — kusur değil, doğallığın kanıtıdır.

Emanet hakkında

Toprağı emanet olarak neden görüyorsunuz?

Toprak bize ait değil; bizden sonrakilere bırakacağımız bir emanet. Hızlı değil, doğru ve kalıcı üretim — her hasat bir sonraki yılın toprağına bırakılan nottur.

Dışarıdan girdi kullanıyor musunuz?

Hayır. Organik sertifikalı olsa bile gübre anlamıyla dışarıdan bir girdi almıyoruz. Tüm besinler kompost, kompost gübresi ve kompost çayı şeklinde kendi bahçemizden geliyor.

2025'te neden hasat alamadık?

2025 yılında Mart ayında 4 gün süren şiddetli soğuk hava ve don tüm hasadı etkiledi. Ama toprak dinlendi, bize de şunu öğretti: tarım doğaya karşı bir mücadele değil, doğayla birlikte üretmenin yollarını aramaktır.

Mağaza

Bu toprağın hasadını tat.

Mağaza